Vücudumuzun tüm fonksiyonlarını düzenleyen tiroid bezi, boynumuzun ortasında 20-30 gr ağırlığında olup kelebek şeklindedir. Tiroit bezinin az çalışması durumunda tiroit hormonlarının (T3, T4) az salgılanmasına hipotiroidi denmektedir. Hastalık, TSH seviyesinin artmasıyla saptanmaktadır. Tiroid hormonları metabolizmaya etki eden hormonların başında olup bazal metabolizma, ısı dengesi, yağ ve şeker metabolizması ve yağların yakılması gibi vücudumuzdaki çoğu metabolik olayı etkiler. Tiroid fonksiyonlarında bozukluk olduğu zaman kilo değişiklikleri ve vücudun enerji tüketiminde değişiklikler meydana gelir. Ayrıca tiroid hormonlarının az salgılanmasında, yani hipotiroidi durumunda BMH (bazal metabolik hız- istirahat halindeki enerji yakımı) azalır. Hipotiroidide BMH’daki değişiklik, yağ depolarında da değişikliğe neden olur ve kilo alımı meydana gelir.
BELİRTİLER
Bu belirtiler bir arada görüldüğü takdirde bir uzmana başvurup tiroit fonksiyonlarını ölçtürmek gerekmektedir. Tiroit fonksiyon testi ile TSH ve T4 değerleri incelenir; genellikle TSH’ın yüksek T4’ün ise normal ya da az seyretmesi durumunda hipotiroidi tanısı uzman tarafından konulur ya da hipotiroidi durumundan şüphelenilir.
Hipotiroidinin en yaygın nedeni, geçirilmesi sonucu tiroit bezlerinin küçülmesine yol açan Hashimoto hastalığıdır. Bir diğer nedeni ise tiroid hormonlarının sentezlenmesinde etkin rol oynayan iyot mineralinin eksikliğidir. Selenyum minerali de tiroid hormonlarının sentezinde rol alabildiğinden eksikliği hipotiroidiyi tetikleyebilmektedir. Bunun gibi başka bazı çevresel ve doğumsal faktörler de hipotiroidiye yol açabilmektedir.
TEDAVİ
Hipotiroidi hastalığında öncelikli yaklaşım medikal tedavidir. Beslenme tedavisi ile hastalık önlenmemektedir. Fakat hipotiroidi için sakıncalı olabilecek besinlerden uzak durmak ya da bazı miktonutrientlerle beslenmemizi desteklemek gerekebilmektedir.
SELENYUM VE İYOT
Selenyum minerali T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşmesinde rol almaktadır. Kanda selenyum yetersizliğinde T3 hormonu seviyesi azalırken T4 ve TSH düzeyleri artmaktadır. İyot ve selenyum minerallerinin eksikliğinde hipotiroidi hastalığının şiddeti artmaktadır. Selenyum seviyesinde azalmayı önlemek adına beslenme programında deniz mahsülleri, yumurta, mantar gibi besinleri bulundurmak uygun bir yaklaşım olmaktadır. Bunun yanında hipotiroidi hastalığı için sofra tuzunun iyotlu olması tedavide uygun olan yaklaşımlardan biridir. Ayrıca bilimsel araştırmalarla elde edilen verilerde hashimoto hastalığında iyot tüketiminin sakıncalı olduğu ve otoimmün hastalıklara yol açabileceği saptanmış beraberinde deiyonize tuz kullanımı önerilmiştir.
GUATROJENİK BESİNLER
Guatrojenik olarak isimlendirilen besinlerdeki guatrin bileşiği iyot yetersizliği durumunda tiroid hormonunun üretiminde görevli olan enzimin çalışmasını bozmakta, tiroid hormonlarının üretimini engellemekte ve tiroid bezlerinin büyümesine neden olabilmektedir. Guatrojenik besinler içerisinde brokoli, turp, beyaz lahana, kara lahana, brüksel lahanası, şalgam, karnabahar, marul, hardal tohumu yer almaktadır. Hipotiroidi hastalarının bu besinleri çiğ olarak tüketmemeleri ve diyetlerinde sınırlandırmaları önerilmektedir.
Yavaşlayan metabolizma hızı ile hipotiroidi hastalarında kabızlık sorunu ve ödem gözlenebilmektedir. Bu durumda günde 8-10 bardak su tüketimi ve düzenli hareket ödem ve kabızlık için çözüm olarak değerlendirilebilir.
Kilo vermeye karar verdiğimizde ise maksimum verimi alabilmek ve beslenme programımızın diyetisyenimizce, olası aksi bir durumla en uyumlu şekilde ayarlanabilmesi için kapsamlı bir tahlilin önemi oldukça büyüktür. Tiroit bezi fonksiyonlarında bir bozukluk tespit edildiğinde gerekli tedavinin planlanması kilo vermede oldukça büyük bir öneme sahiptir.
DYT. ELİF ÇİSİL MAYALI
© 2019 Birsel Kavak | www.birselkavak.com.tr | Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi | Tüm Hakları Saklıdır. | CM Tasarım