• 0532 419 00 32
  • Pazartesi-Cumartesi : 09.00-20.00

Kilo vermek, kilo fazlalığı sorunu yaşayan birçok kişinin istediği bir durumdur. Fakat istenilen şey bir an önce sonuç almaktır. Çoğu kişi kilo vermek için yıllarca uğraşır ve hızlı kilo vermek için denenmeyen yol kalmaz. Bu yolların en popüleri ise aç kalarak yapılan, kültüründe olmayan yiyecekler ile hazırlanmış düşük kalorili diyetlerdir. “Yeter ki hızlı kilo vereyim” düşüncesi ile başlanan diyetler bir süre sonra “artık yemek istiyorum, bu kez de başaramadım” düşüncesi ile son bulur. Bunların sonucunda ise, kısa sürede verilmiş gerçek üstü rakamların yerini, başlangıç kilosunun da üstüne çıkan kilolar alır (5 kg verip 8 kg almak gibi). Kişiler her seferinde daha fazla kilo alarak başa döner ve her seferinde umutsuzluk artar. Bu umutsuzluğun sonunda ise kişi yeni bir arayışa girer. Mucizevi sonuçlar vadeden diyetler, bitkisel kürler, kazanç kapısı olarak karşımıza çıkan saadet zinciri ürünler, detoks suları, zayıflama çayları gibi, yani kısacası, anahtar kelimesi ‘hızlı zayıflama’ olan reklamların çekimine girer ve kendisini yeni bir denemenin içinde bulur ve bir süre sonra durum yine hüsranla sonuçlanır. Çünkü bu konuda bilim bize hep şunu söyler: “Yaşam tarzı ve beslenme düzeni değişmedikçe kişi kalıcı kilo veremez!!!” Bu, üstünde defalarca düşünülmesi gereken öyle önemli bir gerçek ki, bu gerçeği alıp kulağımıza küpe yapmamız gerekirken malesef hep göz ardı ediyoruz. Çünkü gerçekle yüzleşmek istemiyoruz. Yaşam tarzımızı, yeme alışkanlıklarımızı değiştirmek kolay kabullenecegimiz bir durum olmuyor ki, değiştirmeye başlasak dahi sabırsız oluyoruz. Hemen sonuç alalım, hemen kilo verelim istiyoruz. Aylardır belki yıllardır aldığımız kilolardan günler içinde, kısa sürede kurtulmak istiyoruz. Malesef işte yıllardır yaşadığımız asıl anahtar sorun bu “sabırsızlık!”. Bu nedenle yıllardır kişiler hem paralarını, hem zamanlarını, hem umutlarını durmadan hem de hiç durmadan harcıyor. İşte bu yüzden zayıflama pazarı her geçen gün genişliyor ve işte bu yüzden umut tacirliği yapılarak rant elde ediliyor.


Peki Ne Yapmalıyız?


Şimdi bir an duralım ve çok değil sadece bir yıl öncesine dönelim. Bir yıl önce bugün yavaş yavaş beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeye başladığımızı düşünelim. Hiç acelemiz yok gibi, tüm amaç sağlıklı ve yeterli beslenmeyi öğrenmekmiş gibi düşünelim. Öyle ki bunun sonucunda ayda bir kilo verdiğimizi var sayalım. Sorun değil çünkü odaklandığımız tek şey yanlış beslenmeyi düzeltmek. Simdi bu güne tekrar dönelim ve bir hesap yapalım. Çoktan 12 ay gecmis bile ve bu güne gelmişiz. Geçmiş bir yıla dönüp baktığımızda ayda 1 kilo vermişsek 12 kilo, ayda 2 kilo vermişsek 24 kiloluk yükü bugün üstümüzden çoktan atmışız bile. Peki bunla birlikte ne olmuş? Verdigimiz kiloların yanında beslenme alışkanlıklarımız değişmiş. Beslenme ile ilgili kontrolü elimize almışız, nefis terbiyesini öğrenmişiz. Canımızın istediği her yiyeceği tadına vara vara kontrollü yemeyi öğrenmişiz. Girdigimiz ortama göre beslenmemizi düzenlemeyi öğrenmişiz. Beslenmeyi işkenceye değil zevke dünüstürmüşüz. Hareketlerimiz rahatlamış, uykularımız rahatlamış, esnekligimiz artmış, bacak bacak üstüne atabilmenin keyfini, eğilip ayakkabı bağlayabilmenin konforunu yaşamışız.

Kulağa çok hoş geliyor değil mi?

Zaman hızlı geçiyor, önümüzdeki yıl bugün bütün bu zevkleri yaşamak için denemeye değer diyorum. Başlamak için bugünden daha iyi bir zaman olamaz
Unutmayın püf noktamız “SABIR”

               UZM. DYT. BİRSEL KAVAK

© 2019 Birsel Kavak | www.birselkavak.com.tr | Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi | Tüm Hakları Saklıdır. | CM Tasarım